DİL BAYRAMI ÜZERİNE

DİL BAYRAMI ÜZERİNE “BİR KADİM DİL: TÜRK DİLİ”

 

             Dil canlı bir varlıktır derler. Bir milletin canıdır, ruhudur dil. Toplumsal anlaşmanın kodları dilde gizlidir. Dil varsa millet vardır, dil yoksa orada millet ruhundan bahsetmek söz konusu bile olamaz. İşte bu hassasiyetle dile sahip çıkmak, hudut nöbeti gibidir, vatan kollamak gibidir. Tabi ki vatan toprağına aidiyet hisseden her ruhun her canın temel görevi, temel ödevidir.


             Türk dilinin varlığı binlerce yıl öncesine dayanır. Mazisi uzun, coğrafyası geniş, söz varlığı zengindir. Bir kadim millet olan Türk milletinin bilgisi, görgüsü, duygusu, hayalleri, arzusudur Türk dili. Binlerce yıllık tarihi ile Türk dili, millî kültürümüzün ortak ifade aracıdır, kutsal bir mirastır. Karamanoğlu Mehmet Bey’in 13 Mayıs 1277 tarihindeki “Şimden gerü hiç kimesne kapuda ve dîvânda ve mecâlis ve seyrânda Türkî dilinden gayrı dil söylemeyeler.” fermanı, Türkçenin devlet dili olması, gelişmesi ve gelecek nesillere nakledilebilmesinde Türk dilinin kıymetiharbiyesinin vurgulanması noktasında eşsiz bir örnektir.

                   Türk dilinin önemine binaen ''Türk Dili Tetkik Cemiyeti'' adıyla 12 Temmuz 1932'de kurulan ve daha sonra "Türk Dil Kurumu" ismini alan cemiyet, Birinci Türk Dil Kurultayı’nı 26 Eylül-6 Ekim 1932 tarihleri arasında yapmıştır. Hemen sonrasında ise 26 Eylül'ü “Dil Bayramı” ilan etmiş, o tarihten bu yana 89 yıldır 26 Eylül “Dil Bayramı” olarak kutlanmaktadır.                             

Dünyanın sayılı dilleri arasında yer alan dilimiz, asırlar boyunca çok farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış bu topraklarda, milli kültürümüzün ve milli kimliğimizin oluşmasına vesile olmuştur.  Vatan topraklarında kültürümüzün taşıyıcısı dilimize sahip çıkmak, onu korumak, Yahya Kemal Bey’in ifadesiyle “Türkçe ağzımda anamın ak sütü gibidir” sözünü düstur edinmek bu kadim milletin her bir ferdinin vazifesi olmalıdır.

                                      

Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

ENES CANDAN



Menü